DOLAR 8,3342
EURO 10,1813
ALTIN 500,58
BIST 1.463
Bilecik Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bilecik 28°C
Çok Bulutlu
Bilecik
28°C
Çok Bulutlu
Çar 27°C
Per 27°C
Cum 22°C
Cts 19°C

Merve Eren: Nasıl Başladı, Nasıl Gidiyor?

29.12.2020
YAZAR: Merve Eren
A+
A-

2019’un son haftasında Kıbrıs’tan gelip Kars’a gitmiştim. Yeni yıl için 4 ayrı yılbaşı kutlamasında bulundum… Büyük hareketlilikle girdiğimiz adı gibi güzel geçecek diye beklediğimiz 2020!

‘2020 benim yılım olacak’ diyen bir arkadaşın vefat haberini aldık daha yılın ilk günlerinde…
Sonra ardı ardına gelen kadın cinayetleri, depremler, Kobe Byrant’ın kazası, orman yangınları, çiğ altında kalan insanlar, derken 2019’un son günlerinde adını duymaya başlayıp korkusuzca adından bahsettiğimiz Korona! Ah Korona!

Şubat ayında uçağa binerken maske takan arkadaşımla dalga geçiyordum, Corona gelecek senin İstanbul – Trabzon uçuşunu bulacak, bir de “seni bu maske mi koruyacak” diye…

Sonra birden her yerde başlayan ‘elimizi nasıl kaç saniye yıkamalıyız ‘ eğitimleri, piyasada kolonya bulmanın zorlaşması, kolonyaya gelen zam… Yine de şunu diyordum ‘Corona tedirgin ediyor tabi ki ama ben etrafıma geleceğini çok düşünmüyorum, tabii temkinli olmak da lazım.’

13 Mart günü Beşiktaş’ta yürürken karşıdan elektrikli scooter (Marti) ile gelen birini gördüm.

Başladım gülmeye “komik bir görüntü değil mi ya, adam yüzünde maskeyle Martı’ya binmiş
geziyor” diye… Neresi komikse!

14-15 Mart tarihinde sosyal mesafesiz olarak arkadaşlarımla son kez bir araya geldim… 16 mart günü işyerimizden ev çalışması talimatıyla eve gönderildik ve bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

17 Mart itibariyle delirmiş gibi korkuyordum koronadan artık, dışarıda her yerde virüs var gibi her şeyden herkesten uzaklaşma, kaçma süreci… Haziran ayına kadar…

Haziran ayına kadar birçok çalışan kısa çalışma/ ücretsiz izin ile karşı karşıya gelirken birçok çalışanın “ulaşılmama hakkı” ihlal edildi. Hem de öyle böyle ihlal edilmedi. Öğlen arası, gece yarısı, hafta sonu hepsi birbirine karıştı…

Sonra işleri duran esnaf, işi durmayan ama yaş sınırı nedeniyle gidip işyerini açamayan esnaf, ödenemeyen kiralar, sanki karşılıksızmış gibi günden güne verilen kredi müjdeleri(!), artan vaka / ölüm sayıları…

Tüm buhranlarımızla gelen yaz mevsimi, dünyaya gözlerini pandemide açan bebekler, düğün yapmak isteyen damatlar, düğün yapanlara kızan tatilciler, yabancı turistin ihmaline kafayı takan yerli turistler, maske takma kavgaları, yeni normal derken tekrar artan vaka sayıları, vaka sayısına gelen ‘hasta sayısı’ güncellemesi, ilkokula başladığı hafta karantinaya alınan küçükler, artık yakınımıza gelen hasta haberleri ve giderek daralan çember hissi…

Kapanmayan adliyeler, izinli hakimler, korona olan kalem memurları, koronaya rağmen işe gitmek zorunda olanlar ve pandemiyle aylardır bire bir mücadele eden sağlık çalışanları… Eski bir komşumuz Mart ayında annemi arayıp “Nisan’ın 12sinde bitecekmiş diyorlar” demişti korona için, bizi güldürmüştü. Maalesef 2020’nin Kasım ayında o komşumuzun vefat haberini aldık, Korona sebebiyle.

Art arda gelen hastalik haberleri, iyileşenler, iyileşemeyenler…Seller, depremler, yangınlar, önüne geçilemeyen yangınlar, kum fırtınası, istifa eden bakanlar, af dileyenler, istifası kabul edilmeyenler, affı kabul edilenler, euro, altın, dolar, halka arz, Maradona…

Ne zaman normale döneriz ne zaman maskesiz gezmek, birileriyle tokalaşmak, tanımadığımız insanlarla yan yana masalarda eğlenmek, yan masadan ikram göndermek ve sevdiklerimize doya doya sarılmak normalimiz olacak bilemeyeceğiz…

Adı güzel gelen 2020, öyle bir yaşandı ki yıllar geçecek etkisi geçmeyecek… 2021’den dileğim sağlık, huzur ve sevdiklerime doya doya sarılabilmek hem de korkmadan, hem de suçluluk duymadan…

Sağlık, mutluluk, huzur ve bereketle gel 2021!

29.12.2020
Merve EREN

YORUMLAR
  1. Efsane dedi ki:

    Geleceği bilemiyoruz.İnsan olarak sağlıklı ve huzurlu yaşamak istiyoruz.Bütün bunları istemek güzeldir ve istemek de gerekir.Gelecek bir sırdır.Bilgimizin dışındadır.İnsan sağlıklı ve huzurlu yaşamaya çalışmalı.Kısaca insan yaşadığı hayatın uzmanı olmalı.Merve Hanım’a teşekkür ederiz.

  2. oburadam dedi ki:

    son derece akıcı, pek ilgi çekici enstantaneler içeren ve her şeyden önemlisi; yerel bir haber sitesinin haber sitesine girmesi gereken müthiş bir yazıydı.
    buradan bbc, cnn, sputnik news’e sesleniyorum böyle bir yeteneği kaçırmamak gerekli.

  3. Aysegul Yılmaz dedi ki:

    Çok güzel bir yazıydı,hepimizin gonlunden gecenler